Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
funy_funyRSSYorum RSS
Mayıs 2008 tarihli yazilar Mayıs 2008 tarihli diger ogeler resimler , videolar

ne giyersen giy. 

Adamı, vergi dairesine çağırmışlar.. Yanında bütün
defterlerini ve hesaplarını da getirmesini istemişler..
Adam korku içinde, mali danışmanına gitmiş.
Sormuş:
- Vergi dairesine giderken nasıl giyineyim?. Ne tür bir izlenim bırakırsam,
bana daha az vergi cezası keserler?
Mali danışmanı öğüt vermiş;
- En eski elbiselerini giy.. Yoksul, muhtaç bir görüntü ver ki, sana az ceza
kessinler..
Adam güvenemeyip, bir de avukatına danışmış.
Avukat, mali müşavirin tam tersi bir öğüt vermiş
- En yeni, en pahalı elbiseni giy.. Güvenli, kendinden emin bir görüntü ver
ki, az ceza kessinler vergiciler..
Adamı bu öğütler tatmin etmemiş.
Aklına güvendiği, filozof bir arkadaşına aynı soruyu sormuş. Bu akıllı
arkadaşı bir hikaye anlatmış . Şöyle demiş:
- Bir gelin, zifaf gecesi ne giymesi gerektiğini bir arkadaşına sorar.. O
da, gırtlaġa kadar kapalı, koyu renk bir gecelik giymesini tavsiye eder..
Bir başka arkadaşı ise, dekolte, şeffaf bir gecelik giymesini söyler..
Vergi dairesine giderken ne tür bir elbise giymesi için arkadaşından öğüt
bekleyen adam, bu hikayeyi dinledikten sonra, sorar:
- Zifaf gecesi ne giyeceğini bilemeyen gelinle, vergi dairesine giderken ne
giyileceğini soran benim aramda ne gibi bir ortak yan var ki?
Adamın akıllı arkadaşına gülerek, izah eder:
- Ne giyersen giy, başına gelecek şey aynıdır..

dağıtın avrupa birliğini 

Yıl 2050. AB Komisyonu Başkanı odasında otururken, yardımcısı içeriye heyecanla girer:
 
 -Efendim, Türkiye tüm isteklerimizi yerine getirdi. Onları AB'ye alacak mıyız?
 
 AB Başkanı:
 
 -Yok canım, henüz olmaz. Git, duyur, Tüm Türkiye İngilizce konuşacak, Türkçe'yi yasaklıyorum.
 
 -Efendim onu 5 sene önce yaptılar. Hatırlamıyor musunuz?
 
 -O zaman söyle, kokoreç yasaklansın.
 
 -Aman efendim, onu yemeyi 2005'te bıraktılar.
 
 -Ya ne bileyim? Kınayı yasaklayın.
 
 -Ooooo. Beyefendi.Onu çoktan bıraktılar.
 
 AB Başkanı düşünüp taşınmış ve;
 

 -DAĞITIN LAN AVRUPA BİRLİĞİ'Nİ…


BEKTAŞİ.. 

Bektaşi ile bir hoca birlikte yola çıkmışlar, bir süre sonra hoca :

-Namaz saati! demiş, başlamış kılmaya...

Rekat üstüne rekat, selam üstüne selam... Bektaşinin beklemekten canı sıkılmış, hoca namazı bitirince sormuş :

-Yahu bu ne uzun namaz böyle?

-Kazaya kalmış namazlarım vardı, onları eda eyledim!

Bektaşi :

-Eh ben de bir namaz kılayım! demiş ve başlamış namaza...

Ama ne namaz, bitmiyor, sonunda hoca dayanamamış :

-Erenler, senin namaz da uzun sürdü!

-Önümüzdeki haftanın namazını kıldım!

Hoca şaşırmış :

-Yahu olur mu böyle şey?

Bektaşi gülmüş :

-Yukarıdaki senin veresiyeni kabul ediyor da, benim peşinimi niye kabul etmesin?

milli piyango 

Adamin biri bir kahveye girer ve

'Millet bana bakin!.. Size söyluyorum!. Tam 30 sene sonra ben bu kahveye gene geleciğim' der ve çıkar.
Kahvedekiler 'Adam deli herhalde' diye fazla önemsemezler.

Ve aradan 30 sene geçer. Aynı adam kahveye gene gelir ve der ki:

-'Hatırladınız mı beni millet. Size demistim 30 sene once, ben yine geleceğim diye. İşte geldim' der.
Kahvedekiler tabi ki şaşırır. adam devam eder.

'30 sene sonra gene geleceğim bu kahveye' der. Ve gider.

aradan bi 30 sene daha gecer. Nesil değişmiştir 30 sene onceki insanlarin cocuklari kahvede oturmaktadir artik. Adam kahveden içeri girer.

'Bana Bakın Millet Ben Sizin babalariniza söyledim. Size de söyluyorum 30 sene sonra ben bu kahveye gene gelicem'

der ve çıkar.  Kahve milleti gene bunu takmaz.

Aradan 30 sene geçerve adam gene gelir.

'Beni hatırladınızmı millet 30 sene önce tekrar gelicem demiştim, işte geldim ve 30 sene sonra gelip sizin cocuklarinizada aynı şeyi söylicem' der ve gider.

Aradan bi 30 Sene daha geçmiştir. Ve adam Gene Kahveye gelir. 
'Bana Bakın Millet Ben sizin dedelerinize söyledim. Babalariniza söyledim, şimdi size söylüyorum tam 30 sene sonra ben bu kahveye gene gelicem' der ve gider.

İçlerinden birisi 'Arkadaslar bana bu olayi dedem anlatmisti. Gelin hocaya gidelim, bu adam niye ölmüyor, nedir bunun hikmeti? diye soralım' der.

Ve bir hocaya giderler. Hocaya durumu anlatirlar. 

Hoca 'Ben bu gece rüyaya yatayim. Azrail ile konusayim. Bakayim niye canını almıyor bu adamın, size yarın haber veririm' der.

Ve gece olunca hoca ruyaya yatar. Rüyasinda Azrail ile  konusur.

'Ya Azrail!. Sen bu şahısın canını niye almıyorsun'

Azrail 'Zamanında bu adam bir dilek diledi. Ve bu dilegi kabul oldu.Onun icin' der.

Hoca  "Ne diledi Ya Azrail' diye sorar .

Azrail, 'Allah'ım bana milli piyangodan büyük ikramiye çıkana kadar canımı alma diye diledi' der.

Hoca 'E Allah istese buna büyük ikramiyeyi cikartamaz mı?'

Azrail 'Çıkartmasına çikarir da!........

ŞEREFSİZ BİLET ALMIYOR Kİ.......



AŞKIM BAKSANA BANA 

- aşkım baksana bana
+ ne var hatice?
- aşkım ağlarım ama
+ ulan noldu gene ya?

- aşkım baksana bana
+ sana belediye baksın
- çok komik


-aşkım baksana bana aşkım
+belediye baksın maaş baqlasın

-aşkım baksana bana
-hea
-kalbim atıyor dumtaka
-eee
-dumtaka dumtaka

-aşkım baksana bana..
-efndm cnm?
-aşkım sen cok nobran oldun yaa
- öle mi oldum??
-aşkım biliyo musun sen ne olduğunu?
-aşkım keske bakmasaydım tekrar dönsem olur mu?
-pis nobran işte dön nereye istersen


- aşkım baksana bana ..
*
- öle eblek gibi bakma aşkım bakmak ile görmek arasında fark vardır
*
- boşuna fritöz demiyolar size.. birdaha cansız varlıklara karşı duygusal hisler beslemiyeceğim

+aşkım baksana bana
-bu ara ihtiyacım war sana
+aşkım ağlarm ama
-iltifat ettim manyak karı..

+ aşşkımmm baksanaa banaa..
-bi sus beee bi suss..
+aşkım ağlarm amaa..
-kızım iki sn kafamızı dinlesek snra ağlasan

+ aşkımm bkksnaa bnaaa..
-bakayım aşkısı..
+aşkım ağlarmm amaa..
-yaa nedir sndn cektiğim bksam bi dert bakmasam bi dert...

-aşkım baksana bana
-baktım nooolmuş
-tamam sen eski necati diiilsin onu anladım
-eski necati kim nan

-aşkım baksana bana
-neler oluyor lan bu saatte
-oryantalstara katılmaya karar verdim aşkım
-neye
-oryantalstara
-gözünü seveym nermin yat uyu geçen haftada fear factor diodun Allahım sen aklımı koru yarabbim
-

-aşkım baksana bana
-Alışverişe çıkacaksın di mi yine zilli
-

-Naşkım baksana bana naşkım
-Göremiyorum Nalan nayır nolamaz

-aşkım baksana canere
-canere neden bakcam ben
-fermuarı açık kalmış
-kızım sen canerin orasınamı bakıyon

-aşkım baksana bana
-noldu
-aşkım titriyosun sen

-aşkım baksana banaaa aşkımmmm
-ne var yineeeee
-hiçççç şarkı söylüyorum

-aşkımmm bak sana aş..
-offf peknazz yinemi aynı şarkı
-hayır aşkım "bak sana aşure yaptım" dicektim

CEP TELEFONU MUHABBETİ 

Pire itte, cep telefonu yiğitte bulunur.
Yiğidin cep telefonu meydandadır.
Alışmadık cepte telefon durmaz.
Anadan geçilir, cep telefonundan geçilmez.
Ey cep telefonlu Türk Gençliği...
Arsızın yüzüne tükürmüşler,"Kapsama alanı dışındayım"demiş.
İnsanı dert, cep telefonunu kart öldürür.
Bir cep telefonlu Türk dünyaya bedeldir.
At ölür meydan kalır, yiğit ölür cep telefonu kalır.
Boşboğazı cehenneme atmışlar,"cep telefonum nerede?" demiş.
Çingeneye beylik vermişler, önce cep telefonu almış.
Cep telefonlu çoban, yoksul beyden yeğdir. .
Denize düşen cep telefonuna sarılır.
Dilenciye cep telefonu vermişler, kartını beğenmemiş.
El elin eşeğini cep telefonuyla arar.
Erkeğin kalbine giden yol cep telefonundan geçer.
Haydan gelen cep telefonu faturasına gider. .
Ben sporcunun zeki, çevik, cep telefonlu ve ahlaklısını severim.
Ayranı yok içmeye, cep telefonu ile gider çeşmeye...
Görmemişin cep telefonu olmuş, tutmuş antenini koparmış.
Cep telefonuyla konuşana yılan bile dokunmaz.
Sakla kontörünü, gelir zamanı..
Zorla telefon edilmez.
Ye cep telefonum ye...
Ummadığın cep telefonu baş yarar.
Panasonic G 600 'le yatan Ericsson 688 'le kalkar.
Sora sora cep telefoncu bulunur.